11 Şubat 2010 Perşembe

yine yine yeniden sev!

bugün sevgili merveyle yemek yedik, konuştuk..konuşunca en yakınlarınla saçma geliyor üzüldüğüm onca şey onu farkettim.. onu ne kadar özlediğimi farkettim bir de sonra da yazı yazmayı özlediğimi nedense..böyle devrik cümleler yazayım istedim gönlümce..çok özlüyorum herkesi onu anlatayım istedim..kimseye kendime dahi yeterince zaman ayıramıyorum, bu da mutsuz ediyor beni..bazen bi telefon etmeye bile zaman bulamamak ya da öyleymiş gibi düşünmek, kendime kızmama neden oluyor..iyi ki en sevdiğim hep yanımda da ona az biraz zaman ayırabiliyorum yine de.. evet bir kere daha tekrar edeceğim çok özlüyorum herkesi..

bu kadar bunalım yeter..bugün yudumcumun yeni yazdığını ve de eski yazılarını okudum ve yine hayran oldum ona..bir gün kitabının imza gününde hayal ettim onu..şöyle sıradan sade bir masada çarpıcı birinin düşünün..etrafındaki herşey son derece sade olabilir ama yudun varlığı yeter o sadeliği çarpıcı birşeye dönüştürmeye..yazıları da öyle işte..gayet yalın gayet sade sözcükler var elinde..bir araya gelince ise darmadağın ediyor sizi..

kopuk, devrik, kuralsız cümlelerim geldi işte..içinde herşey var..kızgınlık, kendinden mutsuz olmak, hayranlık duymak, özlem...

27 Eylül 2009 Pazar

kek,kış,havuç

Bugün bir sürü şeftalinin çekirdeklerini çıkardım ve kışın komposto olsunlar diye buzdolabına attım. Şimdi de canım havuçlu kek yapmak istiyor, ama ne bi tarifim var ne de havucum..Kış geliyor zaten telaşsızım,mutsuzum..Sezen Aksu bu şehre konsere geldiği zaman yaz biterdi, anlardım. Ama haberler dedi ki Sezen Aksu son konserini vermiş İstanbul'da, gelmeyecekmiş buraya..O zaman kış da gelmese, yaz da bitmese mesela? Zaten kış bu şehire geldi, yoktu 1 hafta önce olduğum şehirde.. Hem yaz niye azdır da kış çok? Ben kış çocuğuysam neden sevmiyorum kışı? Havuç istiyorum, bir de cevizle tarçın..Onlar da yokmuş unutmuşum. Kek işi bu gecelik yattı.

6 Haziran 2009 Cumartesi

yaz yaz bir kenara..

uzuun çook uzun bir aradan sonra yazmak geldi içimden..zaman yoktu yazamadım hiç..zaman olmaması durumundan şikayetçiyim artık..sürekli söylenen biri olmak istemediğimden hiç "çok yoruluyorum bıktım artık" demek istemezdim gerçekten öyle olsa da..hoş ben yine sürekli söyleniyor oluyorum bazılarının gözünde..bazen herşey gözümde büyüyor..üstümü giyinmeye bile üşeniyorum..Neyse bırakalım bu karamsar halleri şimdilik bir kenara, belki oradan kaldırmaya da üşenirim geri almam üstüme..

Neler oldu bu zaman içinde..Sanki hayatım tamamen değişmiş gibi davranıyor herkes ama değişen de birşey yok anlamadım ben bu işi:) O kadar çabuk uyum sağlıyorum ki her yeni şeye..sadece önce bir hüzün kaplıyor her yeni başlayana olan gibi, sonra yeniden aynı ben oluyorum...

Onca zmaan sonra beklediğim yazı bu değildi..Ama üzüldüm çok birşeye, sonra yazı yazasım geldi üzüldüğüm o şeyin etrafında dolanıp ona gelemeyen bir yazı..Oysa coşkuyla heyecanla anlatacaklarım vardı, yazık oldu...Yine başladı üç noktalı cümleler ona da sinir oldum..

Eski bir dost istedim birden, hani görmediğim ne zamandır, ne yaptık hayat nasıl geçiyor olmasın konuşmanın konusu..gündelik konuşmalar olsun işte..havalar ısındı, çay çok güzel olmuş ah bi de yanındakileri yiyebilsem kilolar olmasa gibi işte..sevdiğim bir şiiri yazmıştım ya biryere onun altına "yaşlılık belirtisi" demiş en sevdiklerimden biri..doğru yaşlanıyoruz..bedenimden önce yaşlanıyor gibiyim ben..gerçi merdiven çıkarken "of" ve "puf" larım da bedenin de yaşlandığını gösteriyor..bedenin..bedenimin..ben daha 26 yıldır burdayım oysa ki..

Şimdi canlanma vaktidir ve de bu abuk yazının sonlanma vakti..üzgünüm yaz diyenler için anlamayacaklar birşey..yaz diyen de bir kişi ya olsun..sen yorma hiç kafanı birşey olduğu yok dellendim ben:)

Öperim, iyi haftasonları dilerim...